EBEVEYNİN İLETİŞİM FORMÜLÜ: AYNALAMA + METAFOR

EBEVEYNİN İLETİŞİM FORMÜLÜ: AYNALAMA + METAFOR

EBEVEYNİN İLETİŞİM FORMÜLÜ: AYNALAMA + METAFOR

Çocuklarla iletişimde doğrudan öğüt vermek yerine, önce çocuğun yaşantısını anlayıp ardından farklı bir bakış açısı sunmak çok daha işlevseldir. Aynalama + Metafor Formülü, ebeveynin hem çocuğun kendisini anlaşılmış hissetmesine yardımcı olmasını hem de düşünme becerisine alan açmasını sağlar. Bu yöntemin nasıl kullanılabileceğini daha anlaşılır hâle getirmek için, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimde en çok zorlandığı konulardan biri olan ergenin birinden hoşlanması üzerinden örneklerle ilerleyeceğim.

Bir ergen birinden hoşlandığında ebeveynin en kolay düştüğü tuzaklardan biri, çocuğun yaşadığı duyguyu düzeltmeye veya küçültmeye çalışmaktır.

“Daha çok küçüksün.”

“Bunun aşk olmadığını zamanla anlayacaksın.”

“Şimdi böyle hissediyorsun ama geçecek.”

“Daha hayatında kimler olacak, nereden biliyorsun?”

Bu cümleler yetişkin açısından mantıklı görünse de ergenin o anda yaşadığı duyguyu değiştirmeyebilir. Hatta çocuk, “Beni anlamıyor.” düşüncesiyle kendisini ebeveyninden daha fazla uzaklaştırabilir.

Bu noktada kullanılabilecek iletişim formülü:

önce AYNALA anlaşıldığını hissettir → sonra METAFORLA düşündür


1. AYNALAMA NEDİR?

Aynalama, çocuğun söylediği şeyi yalnızca tekrar etmek değildir. Aynalama; çocuğun duygusunu, yaşantısını veya o anda neyi anlamlandırmaya çalıştığını fark edip bunu ona geri yansıtmaktır. Yani ebeveyn önce: “Seni duyuyorum ve ne yaşadığını anlamaya çalışıyorum.” mesajını verir, direnç kırılır. Ardından düşünme alanı açılır.


AYNALAMANIN BASİT FORMÜLÜ:

“Sende bunu görüyorum + bunun senin için ne ifade ettiğini anlıyorum.”

Örnek 1

Ergen:

“Onu görünce bütün günüm güzelleşiyor.”

Ebeveyn:

“Onu gördüğünde gerçekten çok mutlu olduğunu ve onunla karşılaşmanın bütün gününü etkileyebildiğini anlıyorum.”

Burada ebeveyn:

  • “Abartıyorsun.” demiyor.
  • “Gerçekten âşık olmuşsun.” diyerek duyguyu büyütmüyor.
  • Çocuğun duygusunu tartışmaya açmadan önce onu anlıyor.

Örnek 2

Ergen:

“O benimle konuşmayınca bütün gün moralim bozuluyor.”

Ebeveyn:

“Onun seninle iletişim kurmasının senin için ne kadar önemli hâle geldiğini ve konuşmadığınızda bunun seni gerçekten etkilediğini görüyorum.”

Böyle bir aynalama, çocuğun duygusuna “haklısın” onayı vermek anlamına gelmez.

Ebeveyn yalnızca “Böyle hissettiğini fark ediyorum.” demektedir. Bu ayrım önemlidir.


AYNALAMA YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

1. Duyguyu Küçültmemek

“Bunda üzülecek ne var?”

“Daha kaç kişi gelecek hayatına.”

“Bunun için bu kadar üzülünür mü?” yerine:

“Senin için önemli olduğu için onun davranışı seni üzmüş.” denilebilir.

2. Duyguyu Gereğinden Fazla Büyütmemek

Aynalama, çocuğun söylediğini dramatikleştirmek değildir.

Çocuk:

“Onu çok seviyorum.”

Ebeveyn:

“Sen onsuz yaşayamayacağını düşünüyorsun.” derse çocuğun söylemediği bir anlam eklenmiş olur.

Bunun yerine: “Ona karşı çok güçlü duyguların olduğunu anlıyorum.” daha doğrudan bir aynalamadır.

3. Duygu İle Düşünceyi Birbirine Karıştırmamak

“Onu çok seviyorum.” bir duygusal yaşantıyı ifade ederken, “Benim için kesinlikle doğru insan.” bir değerlendirmedir. Ebeveyn ikisini aynı şekilde onaylamak zorunda değildir. Ancak düşünce de duygu gibi aynalanabilir.

Örneğin:

“Onu çok özel bulduğunu görüyorum ve bu hislerle onun senin için doğru kişi olduğunu düşünüyorsun. Birinin bizim için doğru kişi olup olmadığını ise zaman içinde daha iyi değerlendirebiliriz.”

Böylece duygu kabul edilirken düşünme alanı korunur.Ancak farklı bir düşünce ifade edilirken direnç oluşturmamak için örnekteki gibi genelleme yapan ifadeler kullanılarak sonraki aşamalarda metaforlarla anlatım tercih edilmelidir.

4. Çocuğun Yerine Duygu Üretmemek

Çocuk yalnızca “Bugün onunla konuşmadık.” dediyse, “Çok kırılmışsın, kendini değersiz hissetmişsin.” demek yerine önce soru sorulabilir:

“Bu sende nasıl bir his bıraktı?”

Çünkü aynalama, çocuğun duygusunu onun yerine belirlemek değil, duygusunu anlamaya yardımcı olmaktır.


2. METAFORLU ANLATIM NEDİR?

Metaforlu anlatım, soyut bir düşünceyi çocuğun günlük hayattan bildiği somut bir görüntü, olay veya nesne üzerinden anlatarak direnç oluşturmadan içselleştirmesini amaçlamaktadır.

Özellikle ergenle iletişimde bazı konular doğrudan söylendiğinde öğüt gibi algılanabilir:

“Hoşlandığın kişiyi objektif değerlendirmelisin.”

“Bu kişiye fazla anlam yükleme.”

“Duyguların kararlarını etkilemesine izin verme.”

Bunların yerine çocuk, düşünceyi kendisinin fark edebileceği bir metafor kullanılabilir. Metaforun amacı çocuğa ne düşüneceğini söylemek değil, düşünmesi için zihinsel bir araç vermektir.


METAFORLU ANLATIMIN FORMÜLÜ

Çocuğun yaşadığı durum → Günlük hayattan somut bir benzetme → Benzetmenin anlamı → Çocuğun kendi bağlantısını kurmasına alan açmak

Örneğin:

“Birini çok sevdiğimizde onun söylediği bazı şeyleri daha farklı yorumlayabiliriz. Hani çok sevdiğimiz bir şarkıyı dinlerken bazı sözleri kendimizle daha fazla ilişkilendiririz ya... Halbuki o şarkı bize özel yazılmamıştır. İnsan hoşlandığı biriyle ilgili bazı davranışlarda da benzer şekilde anlamı biraz daha büyütebilir. O yüzden bazen ‘Ben bunu gerçekten gördüm mü, yoksa görmek istediğim için mi böyle yorumladım?’ diye kendimize sormak işe yarayabilir.”

Burada çocuk: “Sen yanlış düşünüyorsun.” mesajını almıyor. Bunun yerine kendi düşüncesini inceleyebileceği bir araç kazanıyor.


METAFOR KULLANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

1. Metafor Çocuğu Susturmak İçin Kullanılmamalı

“Bak, sen şu anda hormonlarının etkisindesin.” gibi bir metafor veya benzetme çocuğun deneyimini açıklamak yerine onu geçersizleştirebilir.

Metaforun amacı: “Sen anlamıyorsun.” demek değil, “Buna başka bir açıdan da bakabiliriz.” demektir.

2. Metafor Mümkün Olduğunca Çocuğun Dünyasına Yakın Olmalı

Günlük yaşamdan alınan örnekler daha kolay anlaşılır. Örneğin film üzerinden:

“Bir filmi ilk kez izlerken hikâyenin sonunda ne olacağını bilmeyiz. Karakterlerden biri bize çok iyi gelebilir ama film ilerledikçe onun başka taraflarını da görürüz. İnsanları tanımak da biraz buna benziyor. İlk gördüğümüz bölüm, bütün hikâyeyi anlatmayabilir.”

Bu, hoşlanılan kişiyi tanırken zaman içinde farklı özellikleri görmeye alan açar.

3. Metafor Çocuğun Duygusuyla Savaşmamalı

Ergen:

“Onunla konuşurken kendimi çok iyi hissediyorum.”

Ebeveyn:

“Ama lunaparktaki hız trenine binince de çok heyecanlanıyorsun, heyecan her zaman iyi olduğu anlamına gelmez.” diyebilir; ancak bunu doğrudan duyguyu çürütmek için kullanmak çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Önce Aynalama:

“Onunla konuştuğunda gerçekten çok iyi hissettiğini görüyorum.”

Ardından Metafor:

“Bazen yeni bir yere gittiğimizde ilk gördüğümüz manzara çok güzel gelir. Ama orada biraz daha zaman geçirince başka şeyleri de fark ederiz. Bir insanı tanımak da biraz böyle olabilir. Bu açıdan düşünseydik nasıl değerlendirirdin?”

Direnç oluşturmamak için bu sıralama önemlidir.

4. Metafor, Düşünce Dikte Etmek Yerine Düşünmeye Alan Açmalı

Doğru bir metafor kullanılsa bile ebeveyn bunu kesin bir doğruyu açıklıyormuş gibi sunarsa çocuk kendisini yargılanmış veya yönlendirilmiş hissedebilir. Örneğin “Birinden hoşlandığında onun bütün davranışlarını yanlış yorumlarsın. Çünkü duyguların seni yanıltır.” ifadesi çocuğa, “Sen şu anda doğru düşünemiyorsun.” mesajı verebilir. Bunun yerine:

“Bazen birinden çok hoşlandığımızda, onun bazı davranışlarını bize olduğundan daha anlamlı geliyormuş gibi yorumlayabiliriz. Sanki zihnimiz, hoşumuza giden ihtimali biraz daha öne çıkarıyor olabilir.” şeklinde bir dil kullanırsak ebeveyne ait bir hüküm değil, çocuğun üzerinde düşünebileceği bir ihtimal sunulmaktadır.

Burada ebeveyn çocuğun yorumunu yanlış ilan etmiyor; yalnızca başka bir ihtimali de düşünmesine alan açıyor. Böylece metafor, çocuğa “doğru düşünce budur” demek için değil, “buna bir de bu açıdan bakabilir miyiz?” diyebilmek için kullanılmış olur. Özellikle “sanki”, “gibi”, “olabilir”, “bazen”, “genellikle”, “olabilir mi?” gibi ifadeler, metaforu bir hüküm olmaktan çıkarıp çocuğun kendi değerlendirmesini yapabileceği bir düşünme alanına dönüştürür.



3. AYNALAMA + METAFOR BİRLİKTE NASIL KULLANILIR?

ÖRNEK 1 “O BENİM İÇİN ÇOK FARKLI”

Ergen:

“Herkesten farklı o. Onunla konuşurken başka kimseyle konuşmuyormuşum gibi hissetmiyorum.”

Ebeveyn önce aynalar:

“Onunla aranda diğerlerinden farklı hissettiğin bir bağ olduğunu düşünüyorsun ve bu senin için gerçekten özel.”

Ardından metaforla:

“Bazen yeni bir kitabın ilk birkaç sayfası bile bizi içine çekebilir. ‘Bu kitap diğerlerinden farklı.’ diye düşünebiliriz. Sonra sayfalar ilerledikçe karakterleri ve hikâyeyi daha iyi tanırız. İnsanlarla ilişkiler de biraz böyle olabilir. Şu anda hissettiğin şey gerçek; ama o kişiyi tanıdıkça onunla ilgili daha fazla şey öğrenmeye devam edebilirsin.”

Burada mesaj: “Hissettiğin şey yanlış.” değil, “His gerçek olabilir; fakat tanımak zaman alan bir süreçtir.” olur.


ÖRNEK 2 “BANA YAZMAYINCA DAYANAMIYORUM”

Ergen:

“Mesaj atmadığında sürekli telefonuma bakıyorum.”

Ebeveyn önce aynalar:

“Mesajını beklerken aklının sürekli telefona gittiğini ve cevap gelmeyince huzursuz olduğunu fark ediyorum.”

Ardından metaforla:

“Bazen bir bildirim beklerken telefonumuz sanki cebimizde küçük bir zil varmış gibi olur; çalmadığı hâlde acaba çaldı mı diye kontrol ederiz. Ama telefonun sessiz olması, karşımızdaki kişinin bize verdiği değeri tek başına göstermez. Bazen telefon sadece sessizdir.”

Bu metafor, çocuğa doğrudan: “Sana yazmaması seni önemsemediği anlamına gelmez.” demekten daha yumuşak bir düşünme alanı açar.


ÖRNEK 3 “BENCE O DA BENİ SEVİYOR”

Ergen:

“Bugün bana gülümsedi. Bence o da benden hoşlanıyor.”

Ebeveyn önce aynalar:

“Onun sana gülümsemesini sen de aranızda bir yakınlık olduğuna dair güzel bir işaret olarak yorumlamışsın.”

Sonra metaforla:

“Bir yapbozun tek parçasına bakınca resmin tamamını göremeyiz. O gülümseme resmin bir parçası olabilir ama diğer parçaları da gördükçe bütünü daha iyi anlayabiliriz. Onun sana başka zamanlarda nasıl davrandığı, seninle nasıl iletişim kurduğu gibi şeyler de resmi tamamlamamıza yardımcı olabilir gibi, ne dersin?”

Burada ebeveyn “Hayır, senden hoşlanmıyor.” demiyor. Ama aynı zamanda “Evet, kesin senden hoşlanıyor.” da demiyor. Çocuğa kanıt ile yorum arasındaki farkı fark ettiriyor.


ÖRNEK 4 “ONUN İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM”

Ergen:

“Onun için her şeyi yaparım.”

Ebeveyn önce aynalar:

“Onun senin için çok değerli olduğunu ve onun için gerçekten çok şey yapmak istediğini görüyorum.”

Ardından metaforla:

“Birine hediye verirken bile kendi sevdiğimiz bir şeyi tamamen vermekle, paylaşabileceğimiz bir şeyi vermek arasında fark vardır. Bir ilişkide de karşımızdakini önemsemek güzel ama kendimize ait şeyleri de korumamız gerekir. Arkadaşlarımız, ailemiz, derslerimiz, hobilerimiz ve kendi sınırlarımız hâlâ bizim, değil mi?”

Buradaki metaforun işlevi ilişkide kendini kaybetmeme fikrini somutlaştırmaktır.


4. KULLANILABİLECEK KISA FORMÜL

Ebeveynin aklında şu sıra tutulabilir:

1. DUY → 2. AYNALA → 3. METAFORLA SOMUTLAŞTIR → 4. DÜŞÜNME SORUSU SOR

Aynalama:

“Yaşadığın şeyi görüyorum.”

Metafor:

“Buna başka bir açıdan bakabilmen için sana bir araç sunuyorum.”

Düşünme sorusu:

“Bu açıdan bakınca, sen ne düşünüyorsun?”

Bu yöntem kullanıldığında ebeveyn, çocuğun duygusuyla mücadele etmek zorunda kalmadan duygunun içine değerlendirme ve düşünme becerisi yerleştirebilir. Örneğin;

Ergen:

“Onun beni sevdiğini biliyorum.”

1. Aynala:

“Onun da sana karşı duyguları olduğundan oldukça emin hissediyorsun.”

2. Metafor:

“Ama bazen bir fotoğrafın tek karesine bakmak, bütün videoyu izlemek gibi olmayabilir. Tek bir davranış bize bir fikir verebilir ama zaman içinde başka davranışları da gördükçe daha net bir tablo oluşur.”

3. Düşünme Alanı Aç:

“Bu açıdan düşünürsek sence onun sana nasıl davrandığıyla, senin onun sana nasıl davranmasını istediğin arasında bir fark olabilir mi?”

Bu son aşama özellikle önemlidir. Çünkü amaç çocuğa hazır bir sonuç vermek değil; kendi değerlendirmesini yapabileceği bir düşünme alanı oluşturmaktır.


Daha fazla aynalama ve metafor örnekleri için bakınız: EYVAH ÇOCUĞUM BİRİNDEN HOŞLANIYOR: Ebeveyn İçin Gelişimsel Yol Haritası



PSİKOLOG&EĞİTMEN EMİNE RUMEYSA KANGAL